Anasayfa
    İstanbul
    Kıbrıs
    Doğa Turizmi
    Dağ Turizmi
    Din Turizmi
    Deniz Turizmi
    Aktif Turizm
    Termal Turizmi
    Kültür Turizmi
    Kış Turizmi
    Arşiv
    İletişim


Sık Aranan Kelimeler

Tatil | Turizm | Seyahat | Türkiye | Antalya | Bodrum | Çeşme | Kıbrıs | Kaş | Kemer | Fethiye | Ölüdeniz | Alanya | Ayvalık | Marmaris | Kuşadası | Köyceğiz | Kalkan | Foça | Hisarönü | Didim | Göcek | Datça | Dalyan | Bodrum | Belek | Anamur | Alaçatı | Akçakoca | Kelebek Vadisi | Saklıkent | Küre Dağları | Köprülü Kanyon | Beyşehir Gölü | Eber Gölü | Ihlara Vadisi | Bolu | Ağrı Dağı | Erciyes Dağı | Uludağ | Efes | Side | Meryem Ana Evi | Selçuk | Golf | Dağcılık | Rafting | Su Altı Sporları | Dağcılık | Kayak | Pamukkale | Balçova | Afyon | Şanlıurfa | Balıklı Göl | Aphrodisias | Anıtkabir | Akdamar | Antakya | Asansör | Asos | Avanos | Belkıs | Mavi Camii | Kapadokya | Galata Kulesi | Göreme | Ayasofya | Kütahya | İznik | Nemrut Dağı | Nevşehir | Olimpos | Side | Topkapı Sarayı | Ürgüp | Kartalkaya | Palandöken | Sarıkamış | Rus | Alman | İngiliz | Turist | İzmir | İstanbul | İstanbul | Kıbrıs | Doğa Turizmi | Dağ Turizmi | Din Turizmi | Deniz Turizmi | Aktif Turizm | Termal Turizmi | Kültür Turizmi | Kış Turizmi


 

AKDAMAR

Badem ağaçlarıyla dolu, etrafı gümüş kanatlı martıların yuva yaptığı uçurumlarla çevrili küçük bir adada Tamara adlı güzel bir kız yaşıyordu. Adadaki manastırda papaz olan babası o kadar kıskançtı ki kızın yanına kuş bile yaklaşmasına izin vermiyordu. Adanın dışına çıkmasına karşı çıkıyor, bir yabancının adaya ayak basmasını istemiyordu. Yüksek dağlarla çevrili gölün kenarındaki köyde yaşayan genç bir adam yasak adayı çok merak ediyordu. Bir gün adaya yüzdü ve Tamara ile görüştü. Hemen arkadaş oldular ve tabiiki artık aşıktılar. Tamara’nın mumla işaret verdiği genç adam adaya yüzerek gelip beraber gizli bir yerde buluşuyorlardı. Rahiplerden biri bunu görüp Tamara’nın babasına söyledi. Fırtınalı bir gecede Tamara evde otururken babası bir mumla karşı tarafa işaret verdi. Genç adam önce şaşırdı ve papaz işarete devam edince kendini vahşi dalgaların içine bırakıverdi. “Tamara” diye bağırarak dalgaların içinde kaybolup gitti.

Tamara sesi duyar duymaz kıyıya koştu ve sevdiğinin battığını görünce o da kendisini dalgaların içine bırakıverdi. Genç adamın son sözü “O Tamara” adaya isim oldu. Daha sonra bozularak Ahtamar ve sonunda Akdamar oldu. Akdamar adası, Türkiye’nin en büyük gölü Van Gölü’nün güney tarafına düşer. Van Gölü’nün alanı 3713 km karedir. Eski insanlar bu bölgeyi “Yüksek Deniz” veya “Dalgalı Deniz” diye adlandırırlar. Hatta bugün bile yerli insanlar göl diye değil deniz diye anarlar. Bugüne değin Van şehri, Medlerden Perslere, Sasanilerden Ermenilere ve Türklere kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. MÖ ilk bin yılda Urartular Tuşpa’yı (Eski Van) 300 yıl başkent olarak kullandılar. (MÖ 900 ve 600 yılları arasında). Urartu toprakları kuzeydoğu Anadolu tarafına yayılmıştır veUrartu ismini “Dağların yeri” manasında Urarti’den almıştır. Ziyaretçiler eski Tuşpa’yı, Hoşap’ı, Muradiye Şelalesini ve bizim anlatmaya çalıştığımız Akdamar’ı gezmeleri gerekmektedir. Devamlı çalışan minibüsler Van’dan sahil yoluyla 15 dak.da sizi küçük Gevaş kasabasına getirir. Gözümüz muhteşem Van Gölü manzarasıyla büyülenir.

Van Gölü’nün çevresi: 435 km olmasına rağmen sadece 4 tane küçük adası var. Akdamar, Çarpanak, Gatir ve Kuş Akdamar 1500 metre uzunluğunda ve Gevaş’tan yaklaşık 4 km uzaklıktadır. Adaya çıktığınızda ilk göreceğiniz şey, Kral Gafik Ardzrauni için Mimar Manuel tarafından yapılan (915-921) Akdamar Kilisesidir. Kilise dairesel planda olup, koni şeklinde çatısı vardır. Çan kulesi 19.yy eklemesidir. Kilisenin duvarlarındaki kabartmalar Ermeni oymacıları tarafından yapılan ve İncil’deki sahneleri resmetmektedir. Örneğin, Adem ile Havva, Yunus, İbrahim oğlu İsmaili kurban ederken, Davut, İsa ve Havarileri, ayrıca av sahneleride bulunmaktadır. Kilisenin dışında ise yerli hayvanların içinde bulunduğu uzun başlar sahnesi oyulmuştur. Söylentilere göre bu kabartmalar çok değerli taşlarla işlenmiştir. Kilisenin içi de İsa’nın hayatını anlatan resimlerle süslenmiştir.

Kiliseyi inceleyip her bir köşesini keşfettikten sonra kilisenin arkasındaki tepeye tırmanabilirsiniz. 100 metrelik bu tepe adanın doruk noktasıdır ve buradan her yeri çok iyi bir şekilde görebilirsiniz. Manzara tam anlamıyla göz alıcıdır. Suya doğru burunda yer alan sarı top yığınları Süphan Dağı’nın yamaçlarındaki Kavuşşahap Dağları ve Artos’tur.


11 / 09 / 2007

Bu haber 12806 defa okunmuştur

[Yorum Ekle]       [Tüm Yorumlar]       [Arkadaşına Gönder]


İstanbul | Kıbrıs | Doğa Turizmi | Dağ Turizmi | Din Turizmi | Deniz Turizmi | Aktif Turizm | Termal Turizmi | Kültür Turizmi | Kış Turizmi


Reklam